34 Ülke, 78 Şehitlik, Bir İhanetin İzi: "Gurbete Yazılanlar" Belgesel Oluyor

Ankara — Belgesel yönetmeni ve MEDD-UP'ın kurucusu Muhammet Sena Yelkovan, sekiz yıldır üzerinde çalıştığı "Gurbete Yazılanlar" kitabını belgesel diziye dönüştürüyor. 34 ülkeye dağılmış 78 şehitliği tek tek ziyaret edecek proje, Türk ve Osmanlı şehitlerinin izini sürerek her bir mezarın hikâyesini, düştüğü cepheyi ve bugüne uzanan mirasını belgeliyor.

05 Ağu 2026, 20:47 · 11 görüntülenme

Ramazan 2026'da kitap olarak yayımlanan "Gurbete Yazılanlar", Kore'den Galiçya'ya, Kafkasya'dan Filistin'e, Balkanlar'dan Uzak Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada yatan Türk şehitlerini konu alıyor. Belgesel uyarlamasında her durakta sembolik bir ritüel uygulanacak: Ekip, memleket toprağından bir avuç toprağı şehitliğe bırakırken, şehidin düştüğü topraktan alınan bir avuç toprak da Anadolu'ya getirilecek.

Yelkovan konuyla ilgili yaptığı açıklamada projenin amacını şöyle özetledi: "Gurbet diyarlarında yatan şehitlerimiz bize emanet. Sekiz yıldır bu davanın peşindeyim; çünkü bu topraklarda unutmak bir zihin boşluğu değil, bir ihanettir. Bedeli kanla ödenmiş bir emaneti hafızasızlığa terk edemeyiz."

Kayıtlarda "İsrail" Yazıyordu: Bir İhanetin İzini Sürdü

Projenin çıkış noktası, Yelkovan'ın 2014 yılında yaptığı bir keşfe dayanıyor. Milli Savunma Bakanlığı'nın 1999 yılında yayımladığı "Yurt Dışı Şehitlikler" adlı resmî eseri incelerken, Filistin cephesinde şehit düşen kahramanlara ait kayıtlarda dikkatini çeken bir tutarsızlık fark etti: Şehitliğin bulunduğu yer olarak Gazze belirtilirken, "bulunduğu ülke" hanesine "İsrail" yazılmıştı. Oysa söz konusu şehadetler I. Dünya Savaşı döneminde gerçekleşmişti — işgal devleti olan İsrail'in kuruluşundan yaklaşık otuz yıl önce.

Yelkovan bu detayın, resmî kaynağın güvenilirliğini sorgulattığını ve bilginin kasıtlı biçimde yanlı verilmiş olabileceği kanaatini oluşturduğunu belirtirken, 15 Temmuz ihanetini yaşamış bir vatan evladı olarak konuyla ilgili net bir dille şunları söylüyor: "Bu bir yazım hatası değil. O yıllardaki fetöcü askeri vesayetin ve FETÖ yapılanmasının kirli eli, devletin resmî kayıtlarına, hatta şehitliklerimize kadar uzanmış vaziyette. Filistin cephesini yok sayıp oraya 'İsrail' yazmak, Yıldırım Orduları Grubu'na ve Filistin cephe komutanı Mustafa Kemal Atatürk'e yapılmış bir ihanettir."

Bu şüphe, 2014'ten bu yana süren bağımsız bir araştırmaya dönüştü. Elde edilebilen bilginin sınırlı olması, konuyu daha kapsamlı ele alabilmek için araştırmayı bir belgesel-araştırma dizisine taşıma kararını doğurdu. Yelkovan, çalışmalar sırasında yalnızca resmî kayıtlarda yer alan şehitliklerin değil, bu kayıtların dışında kalan başka ülkelerdeki şehitliklerin de varlığını tespit ettiğini aktarıyor.

Bir Mikrofonla Başladı, Bir Davaya Dönüştü

1996'da yerel radyoculukla medya kariyerine başlayan Yelkovan, sonraki otuz yıl boyunca hep aynı derdi taşıdı: Anadolu'nun sesini kaybettirmemek. Semerkand TV'de hazırladığı "Köy Havası" adlı televizyon programıyla 81 ili, 320 ilçeyi, 680 köyü tek tek dolaştı; "Sokak Sesleri"nde ise 400'ü aşkın bölüm boyunca sıradan insanların anlatılmamış hikâyelerini ekrana taşıdı. TRT Haber'de "Yarından Önce" ve "Gün Ortası" programlarında çalıştı, 2015'te ise kendi çatısını kurdu: Gecekondu Medya.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile başlayan süreç, 2023'te 23 bin öğrencinin katıldığı "Bir Avuç Toprak Bir Dünya Vatan" sahnesiyle sonuçlandı. 2024'te geleneksel meddahlık sanatını modern sahne diliyle birleştiren MEDD-UP formatını kurdu; formatın ilk eseri "Kırmızı Elma" 2025'te Amasya Üniversitesi'nde sahnelendi. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteği ve Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü paydaşlığıyla İstanbul AKM ve birçok ilde de programlar sahneledi.

Aynı yıl, Ankara'da 45 farklı sivil toplum kuruluşuyla birlikte, 30 öğrencinin katılımıyla "Rahmetin Kırk Pınarı" projesi kapsamında Filistin temalı 45 belgesele imza attı. Bu süreçte Gece Sanat Akademi'yi kurdu ve yine aynı 45 STK ile Ankara merkezli bir medya platformu olan MEDİP'i hayata geçirdi. 7 Ekim 2025'te ise Gece Sanat Akademi öğrencileriyle birlikte "Zafer: Hanzala'nın Gözlerinde" (Victory in Hazala's Eyes) belgeselinin gala gecesini gerçekleştirdi.

Yüz Yıl Sonra Aynı Topraklar, Aynı Adaletsizlik

Bu belgeselin bugün çekiliyor olması bir tesadüf değil. Dünyanın gözü yeniden aynı topraklarda: Gazze, aylardır süren bir yıkımın ve büyük bir insani dramın merkezinde. Yelkovan'ın belgeselinde yer verdiği Talpia, Ramle, Beer Sheva ve Teberiyye gibi bölgeler, yüz yıl önce Osmanlı ordusunun Filistin cephesinde can verdiği topraklar; bugün ise aynı coğrafya, dünya kamuoyunun her gün ekranlara taşıdığı bir savaşın ortasında. Bir asır önce burada şehit düşen Türk askerlerinin kayıtlarının "İsrail" diye çarpıtılmış olması, bugünkü tabloyla yan yana konulduğunda çok daha ağır bir anlam kazanıyor: Aynı toprak, hem bir asır önce hem bugün, aynı adaletsizliğin sahnesi.

Yelkovan bu örtüşmenin belgeseli sıradan bir tarih anlatısı olmaktan çıkardığını söylüyor: "Bugün Gazze'de yaşananları izlerken, aslında yüz yıl önce dedelerimizin de aynı topraklarda aynı davanın bedelini canlarıyla ödediğini unutuyoruz. Kayıtlardan silinen, çarpıtılan bu hakikati düzeltmezsek, bugünkü mücadeleyi de köksüz bırakırız." Proje ekibine göre "Gurbete Yazılanlar", geçmişin sessizleştirilen şehitlerini bugünün gündemiyle yeniden buluşturarak, yeni nesillere hem bir hafıza hem de bir uyanış çağrısı sunuyor.

Sırada Ne Var?

Belgeselin çekim takvimi ve yayın planı önümüzdeki dönemde netleşecek. Proje, Gecekondu Medya çatısı altında yürütülüyor.

İletişim: Gecekondu Medya

ESAS HABER: EDİTÖR MASASI ÖZEL HABER 

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.