Avukat Abdullah Safa Söbücova: “Haberde telif korunmalı, ancak habercilik dayanışması da unutulmamalı”

Gazetecilikte telif hakları, dijitalleşmeyle birlikte daha fazla tartışılır hale gelirken Avukat Abdullah Safa Söbücova, haberin temel unsurlarının telife konu olmayacağını, ancak özgün emek ürünü içeriklerin hukuken korunması gerektiğini söyledi. Söbücova, haberciler arasında dayanışmanın önemine dikkat çekerken, yapay zekânın telif hukukunda yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti.

06 Ağu 2026, 15:09 · 47 görüntülenme

Gazetecilikte telif hakları ve haber içeriklerinin kullanımı son yıllarda dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte daha fazla tartışılır hale geldi. Avukat Abdullah Safa Söbücova, haberlerde telif hakkının hukuki boyutunu, haberciler arasındaki dayanışmanın önemini ve yapay zekânın ortaya çıkardığı yeni sorunları değerlendirdi.

"Haberin temel unsurları telif konusu olmaz"

Söbücova, haberin temel unsurlarının telif hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, aynı olaya ilişkin bilgilerin farklı medya kuruluşları tarafından kullanılmasının doğal olduğunu söyledi.

“Bir deprem haberinde ‘deprem’ denilmesi ya da can kaybı sayısının aktarılması gibi herkes tarafından bilinen olgular tek başına telif hakkı oluşturmaz. Bunlar haberin temel unsurlarıdır. Ancak haber için özel emek harcanmışsa durum değişir.” dedi.

Özgün emek hukuken korunuyor

Özellikle savaş muhabirliği gibi yüksek emek ve risk gerektiren alanlarda üretilen içeriklerin korunması gerektiğini vurgulayan Söbücova, şu değerlendirmede bulundu:

“Bir savaş muhabirinin bölgeye gitmesi, risk alması, özel röportajlar yapması ve özgün görüntüler elde etmesi ciddi bir emeğin sonucudur. Bu röportajların veya görüntülerin izinsiz şekilde kullanılması telif hakkı ihlali oluşturabilir.”

 

"Kaynak göstermek tek başına yeterli değil"

Kaynak göstermenin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Söbücova, bir haberin veya videonun tamamının yalnızca kaynak belirtilerek yayımlanmasının hukuken doğru olmayacağını söyledi.

“Bir içerik üreticisinin videosunu izin almadan tamamen paylaşmak, altında kaynağını belirtmekle hukuka uygun hale gelmez. İçeriğin sahibinin rızasının alınması gerekir.”

Toplumun haber alma hakkı da gözetilmeli

Öte yandan Söbücova, kamuoyuna mal olmuş görüntüler konusunda daha esnek bir yaklaşımın benimsenebileceğini de dile getirdi.

“Toplumun hafızasına yerleşmiş görüntülerin tamamının değil, haber amacıyla kısa alıntılar şeklinde kullanılması her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu noktada aşırı katı yaklaşımlar hem haberciliği hem de toplumun haber alma hakkını olumsuz etkileyebilir.”

"Haberciler birbirine destek olmalı"

Haberciler arasında dayanışmanın önemine de dikkat çeken Söbücova, rekabetin emek hırsızlığına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“Habercilik zor şartlarda yapılan bir meslek. Gazetecilerin birbirlerine köstek olmak yerine destek olmaları gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta toplumun doğru ve kaliteli habere ulaşması ortak bir amaçtır.”

Telif ihlalinde hangi hukuki yollar izlenebilir?

Özgün haber çalışmalarının korunmasının önemine işaret eden Söbücova, özel araştırmalar ve büyük emek gerektiren içeriklerin hukuken eser niteliğinde değerlendirildiğini belirtti.

 

“Herkesin yapamayacağı özgün bir haber hazırlanmışsa, bunun karşılığının korunması gerekir. Böyle durumlarda hem maddi emek hem de mesleki birikim söz konusudur.”

Telif hakkı ihlali halinde izlenebilecek hukuki yolları da anlatan Söbücova, ilk aşamada ihtarname gönderilmesinin uygun olacağını ifade etti.

“İhlalin durdurulması için öncelikle ihtarname gönderilebilir. İhlal devam ederse 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında tecavüzün önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile birlikte ceza hükümlerinin uygulanması istenebilir. Şartları oluşmuşsa Türk Ticaret Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümleri de uygulanabilir.”

Yapay zekâ telif tartışmalarını büyütüyor

Yapay zekânın habercilik alanında oluşturduğu yeni tartışmalara da değinen Söbücova, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin de telif hukuku açısından incelenmesi gerektiğini söyledi.

“Yapay zekâ, daha önce hazırlanmış bir haber metnini, röportajı ya da görseli büyük ölçüde taklit ediyorsa bu da telif hakkı ihlali oluşturabilir. Ancak her olay kendi özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.”

"Teknolojiyi reddetmek yerine doğru kullanmalıyız"

Yapay zekânın birçok alanda önemli kolaylıklar sağladığını belirten Söbücova, teknolojinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Yapay zekâ gelecekte hem kamuda hem de özel sektörde daha yaygın kullanılacak. Teknolojiyi tamamen reddetmek yerine doğru ve hukuka uygun şekilde kullanmayı öğrenmek gerekiyor.”

Söyleşinin sonunda Söbücova, telif hakkının korunması kadar toplumun haber alma hakkının da gözetilmesi gerektiğini belirterek, habercilikte hukuki koruma ile mesleki dayanışmanın birlikte yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

Gazeteci yazar 
Haber Editörü: Meryem Doğru

 

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.