Hasan Dursun’dan telif ve yapay zekâ uyarısı: “Sanatçının emeği korunmalı”

İlahi sanatçısı Hasan Dursun, sanat hayatından tasavvufla tanışmasına, telif haklarından yapay zekânın müzik sektöründeki etkilerine kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. 30’dan fazla albüm ve 400’e yakın esere imza attığını belirten Dursun, “Amacımız şöhret değil, güzel bir hizmet ortaya koyabilmek” dedi.

10 Ağu 2026, 14:19 · 315 görüntülenme

İlahi sanatçısı Hasan Dursun, yıllardır sürdürdüğü sanat hayatını ve tasavvufa yöneliş sürecini anlattı. Eserlerinin milyonlarca kez dinlendiğini belirten Dursun, özellikle telif hakları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekerek sanatçıların emeklerinin korunması gerektiğini söyledi. Dursun, yapay zekânın müzik sektöründe oluşturduğu yeni sorunlara da değinerek bu alanda düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Tasavvuf yolculuğu 13 yaşında başladı

1977 yılında Ankara’da dünyaya gelen Hasan Dursun, çocukluk ve gençlik yıllarının Ankara’nın Zülfadıl köyünde geçtiğini belirtti. Eğitim hayatını Ankara’da tamamlayan Dursun, 1999 yılında Almanya’ya gittiğini ve 26 yıldır Avrupa ile Türkiye arasında çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Tasavvufla tanışmasının 13 yaşında olduğunu belirten Dursun, katıldığı zikir meclislerinin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Dursun, “Nakşibendi ve Kadiri tekkelerinde gördüğümüz edep ve erkân bizleri güzel yerlere taşıdı. Bir âlimin, bir Allah dostunun duasını almak ayrı bir nimet ve güzellik. Üzerimde emeği olan Abdullah Çetin Farukî Hocam’a minnettarım. Rabbim mekânını cennet eylesin. Bizde çok büyük bir emeği vardır” dedi.

“Şöhretin peşinden gitmedik”

Sanat hayatındaki temel amacının şöhret olmadığını vurgulayan Dursun, kendisinden sonra gelecek nesillere güzel bir örnek bırakabilmenin önemine dikkat çekti.

“Şöhret diye bir hastalık var. Peygamberimiz de ‘Şöhret afettir’ buyuruyor. Bizim amacımız şöhrete ulaşmak değil, güzel bir hizmeti sonuna kadar götürebilmek. Mevlamıza güzel bir kul olabilirsek ne mutlu bize. Talebe olarak geldik, talebe olarak devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hocamın hayatımda çok farklı bir yeri var”

Abdullah Farukî Hoca ile tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Dursun, bu tanışmaya vesile olan dayısı Hayati Yıldırım’ı da minnetle andı.

Dursun, “Dayım Hayati Yıldırım, Abdullah Farukî Hoca’nın ilk müridiydi. Bizi kendisi tanıştırdı. Hocamı ilk gördüğümde çok etkilendim. Cenab-ı Hak gönlümüze bir sürur, bir güzellik ve inşirah bıraktı. Bu hâl hâlâ devam ediyor. Keşke hayatta olsaydı. Büyüklerimizin bizim hayatımızda çok farklı bir yeri var” diye konuştu.

400’e yakın eser, 30’dan fazla albüm

Sanat hayatında 30’dan fazla albüm ve 400’e yakın eser ortaya koyduğunu belirten Hasan Dursun, bazı eserlerinin milyonlarca kez dinlendiğini söyledi.

Televizyon veya büyük bir yayın kuruluşunun desteği olmadan geniş kitlelere ulaştığını ifade eden Dursun, “Çok sayıda eserimiz sevildi. Milyonlarca kez dinlenen eserlerimiz oldu. 15, 25, 30 milyon dinlenmeye ulaşan eserlerimiz var. Televizyonsuz, herhangi bir büyük yayın kuruluşunun desteği olmadan buralara geldik. İnsanlar eserlerimizi sevdi. Biz de bu sevgiye layık olmaya çalışıyoruz” dedi.

Özellikle genç kuşakların eserleriyle büyüdüğünü dile getiren Dursun, yeni albüm ve klip çalışmalarının da devam edeceğini belirtti.

“Emek verenin hakkı korunmalı”

Telif konusunda yaşanan sorunlara da değinen Dursun, eserlerin izinsiz şekilde kullanılmasının sanatçıların emeğine zarar verdiğini söyledi.

Albümlerini gerekli denetimlerden geçirerek ve bandrol alarak yayımladığını ifade eden Dursun, söz yazarı ve bestecilerden izin alınmasının önemine dikkat çekti.

Dursun, “Bizler emekçiyiz. Bandrol alarak, Kültür Bakanlığı ve MESAM denetimlerinden geçirerek albümlerimizi çıkardık. Büyük bir alın teri döktük. Genç neslin de önünü açmak lazım. Ancak söz yazarından ve bestekârdan izin almak, muvafakat almak gerekiyor. İzin almadan eserlerimizi okuyan çok kardeşimiz var. Bazen buna üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Eserlerinin korunması amacıyla MESAM ve MSG’ye kayıt yaptırdığını belirten Dursun, telif kuruluşlarının eser sahiplerinin itirazlarını daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini savundu.

“Birisi bizim eserimizi okuyorsa iki tarafı karşı karşıya getirmeden, mahkemeye veya başka makamlara gitmeden önce arayıp durumun araştırılması gerekiyor. Defalarca telefon açtık, yazılı olarak beyanlarımızı ilettik. Bunların dikkate alınmasını istiyoruz” dedi.

Yapay zekâ için düzenleme çağrısı

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte müzik sektöründe yapay zekânın kullanımının da arttığına dikkat çeken Dursun, bu durumun sanatçıların emeği açısından yeni sorunlar doğurduğunu ifade etti.

Dursun, “Yapay zekâ ile birçok sanatçının, söz yazarının ve saz sanatçısının hakkına, hukukuna giriliyor. İnsanların ekmeğiyle oynanıyor. Çünkü o insan bu işten ekmek kazanıyor. Enstrümanı, emeği ve hayali var” diye konuştu.

Yapay zekâ tarafından oluşturulan müziklerin birbirine benzemeye başladığını belirten Dursun, özgün müziğin korunması gerektiğini söyledi.

“Yapay zekâya yeni bir düzenleme, yeni bir format getirilmesi gerekiyor. Çoğu kişinin emeğine ve hakkına geçiliyor. Altyapılar birbirine benziyor, müzikler birbirine benziyor. Bir noktadan sonra insanlar ‘Ben yapay zekâ ile üretilen müziği dinlemek istemiyorum, orijinalini dinlemek istiyorum’ diyecek. Ben şu anda orijinalden yanayım” ifadelerini kullandı.

“İlahiler bizim için tebliğ vesilesi”

İlahi söylemenin kendisi için yalnızca bir sanat faaliyeti olmadığını belirten Hasan Dursun, eserlerinin aynı zamanda insanlara manevi değerleri hatırlatma amacı taşıdığını söyledi.

Dursun, “Ümmete faydalı olabilirsek ne mutlu bize. Bizim eserlerimiz insanlara Allah’ı, Peygamberimizi, ölümü ve ahireti hatırlatıyor. Öldükten sonra bir hayatın olduğunu, mizan terazisinin kurulacağını anlatıyor” dedi.

“Nice kalplere dokunmak istiyoruz”

İlahilerin insanların hayatında olumlu değişikliklere vesile olduğunu belirten Dursun, eserleri sayesinde kendisine ulaşan çok sayıda mesaj bulunduğunu anlattı.

Dursun, “Çok sayıda mail aldım. Tövbe eden, namaza başlayan insanlar olduğunu öğrendim. Alkolü bırakan, namaza başlayan kardeşlerimiz oldu. Bizim tebliğ yönümüz kesinlikle devam edecek. Allah nasip ederse bu mesajları ve belgeleri bir kitap hâline getirmek istiyorum. Bunları saklıyorum. İnşallah daha nice kalplere namelerimizle, güzel sözlerimizle ve bestelerimizle dokunuruz” ifadelerini kullandı.

DURSUN’DAN ESAS HABER VE MUHABİRİNE TEŞEKKÜR

Röportajın sonunda Esas Haber ve röportajı gerçekleştiren Gazeteci Meryem Doğru’ya teşekkür eden Hasan Dursun, kendisine zaman ayırdıkları ve haber sitesinde yer verdikleri için memnuniyetini dile getirdi.

Dursun, “Özellikle Meryem Doğru kardeşim, Allah seni doğruluktan ayırmasın. Esas Haber’e de bana bir köşe ayırdığı, kıymetli vaktini ayırdığı için çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hasan Dursun, sözlerini müziğin hayatındaki önemine vurgu yaparak, “Müzikle devam etsin hayatımız. Müzikten ayrılmayalım” sözleriyle tamamladı.

 Editör ve Köşe Yazarı Meryem Doğru

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.