Altına faiz duvarı: Piyasa yeni artışları fiyatlıyor

ABD ekonomisinden gelen beş yılın en güçlü büyüme sinyali, tahvil faizlerini yüzde 5’in üzerine taşırken altını 4.300 doların altına çekti. Piyasalar 2027 ortasına kadar yaklaşık 3,5 ek faiz artışını fiyatlarken, gram altında yükselen dolar/TL kaybı sınırlıyor.

24 Eyl 2026, 06:48 · 18 görüntülenme
Altın piyasasında 24 Eylül sabahı fiyatın kendisinden daha önemli bir değişim yaşanıyor. ABD'den gelen güçlü ekonomik verilerin ardından tahvil faizleri yüzde 5'in üzerine çıkarken, piyasaların Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri de sert biçimde değişti.
Ons altın 23 Eylül'de 4.369 dolar çevresinden 4.275 dolara kadar geriledikten sonra 24 Eylül'ün ilk saatlerinde 4.290 dolar civarında denge arıyor. Böylece birkaç gün önce 4.400 dolar sınırına yaklaşan değerli metal yeniden 4.300 doların altına indi.

Altında sert fren: Yaklaşık 100 dolarlık hareket

Altındaki satış yalnızca teknik bir düzeltmeyle açıklanmıyor. Güçlü ABD verileri, yükselen tahvil faizleri, değer kazanan dolar ve daha sıkı bir Fed beklentisi aynı anda fiyatlamaya girdi.
23 Eylül'deki yaklaşık 100 dolarlık gün içi hareket, altının faiz beklentilerindeki değişime ne kadar hassas hale geldiğini gösterdi. Faiz getirisi olmayan altın açısından özellikle ABD tahvil piyasasındaki hareket yeni bir baskı unsuruna dönüştü.
Satış dalgasının fitilini ise ABD'den gelen sürpriz derecede güçlü eylül ayı öncü PMI verileri ateşledi.

ABD'den beş yılın en güçlü büyüme sinyali

S&P Global'in öncü ABD Bileşik PMI Endeksi, ağustostaki 56,0 seviyesinden eylülde 58,4'e yükseldi. Bu, Temmuz 2021'den bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu. S&P Global, verilerin ABD ekonomisinde yıllıklandırılmış yaklaşık yüzde 5'lik büyüme hızına işaret ettiğini belirtti.
Üstelik güçlü büyüme sinyaline fiyat baskıları da eşlik etti. S&P Global'e göre şirketlerin maliyetlerindeki artış yaklaşık dört yılın en yüksek hızına ulaştı. Güçlü talebin kapasite üzerinde yarattığı baskının fiyatlara yansıması, enflasyonun kalıcılığına ilişkin endişeleri yeniden artırdı.
Piyasaların karşısına böylece Fed açısından rahatsız edici bir kombinasyon çıktı: Güçlü büyüme ve yüksek fiyat baskısı.

Altının karşısına yüzde 5'lik rakip çıktı

Asıl kırılma tahvil piyasasında görüldü. ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5'in üzerine çıkarak yüzde 5,11 civarında kapanırken, beş yıllık tahvil faizi de kısa süreliğine yüzde 5 eşiğini aştı.
Bu seviyeler altın açısından kritik önem taşıyor. Altın faiz getirisi sağlamıyor. Yatırımcıların güvenli kabul edilen ABD devlet tahvillerinden yüzde 5 civarında getiri elde edebilmesi, altın tutmanın fırsat maliyetini artırıyor.
Doların da güçlenmesiyle altın iki cepheden baskı altında kaldı. Bu nedenle piyasada artık yalnızca jeopolitik gelişmeler veya merkez bankalarının altın alımları değil, ABD tahvil faizlerindeki her yeni hareket de yakından izleniyor.

Piyasa 3,5 faiz artışını fiyatlıyor

Daha çarpıcı değişim ise vadeli piyasalarda yaşandı. Fed fon vadeli işlemleri, 2027 ortasına kadar yaklaşık 3,5 adet 25 baz puanlık ek faiz artışının fiyatlara girdiğine işaret ediyor.
Bu tablo altın açısından yalnızca bir sonraki Fed toplantısının değil, önümüzdeki ayların faiz patikasının da yeniden fiyatlandığını gösteriyor.
Fed, 16 Eylül'deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkarmıştı. Bu, ABD Merkez Bankası'nın yaklaşık üç yıl aradan sonraki ilk faiz artışı olmuştu.
Fed yetkililerinden gelen son açıklamalar da enflasyonla mücadelenin sona ermediğine işaret ediyor. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, enflasyonun artık yalnızca enerji ve tarifelerden kaynaklanmadığını belirtirken, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de fiyat baskılarının ekonominin geniş kesimlerinde yüksek kalmaya devam ettiğini söyledi.

Fed'deki değişim altının hesabını bozdu

Birkaç hafta öncesine kadar piyasaların önemli tartışmalarından biri faizlerin ne zaman düşmeye başlayacağıydı. Şimdi ise yatırımcıların gündeminde yeni faiz artışlarının sayısı ve zamanlaması bulunuyor.
Bu değişim altının kısa vadeli hikâyesini doğrudan etkiliyor. ABD'den gelecek her güçlü büyüme veya enflasyon verisi, piyasada daha fazla sıkılaşma beklentisi yaratma potansiyeli taşıyor.
Bununla birlikte Fed'in kendi projeksiyonları ile piyasa fiyatlamaları arasında da fark bulunuyor. Piyasa, faizlerin Fed yetkililerinin medyan beklentilerinden daha yukarı gidebileceği senaryosuna ağırlık veriyor.

Büyük altın alıcıları henüz sahneden çekilmedi

Faiz cephesindeki sert baskıya rağmen altındaki satışın şimdilik kontrolsüz bir çözülmeye dönüşmemesinin başka nedenleri de bulunuyor.
Merkez bankası talebi, fiziki altın alımları, yatırım fonları ve devam eden küresel belirsizlikler değerli metalin uzun vadeli destek unsurları arasında kalmayı sürdürüyor. Altın son dönemde yükselen faizlere rağmen zaman zaman güçlü direnç göstermişti.
Dolayısıyla piyasanın önündeki temel mücadele giderek daha belirgin hale geliyor: Bir tarafta yüzde 5 civarında getiri sunan ABD tahvilleri, diğer tarafta güvenli liman ve rezerv çeşitlendirme talebiyle desteklenen altın bulunuyor.
Bu iki güç arasındaki dengenin hangi yönde bozulacağı, ons altının önümüzdeki dönemdeki rotasında belirleyici olabilir.

Gram altında kur tamponu devrede

Türkiye'de gram altın açısından tablo ise ons fiyatından farklı işliyor.
24 Eylül'ün ilk saatlerinde gram altın yaklaşık 6.730-6.740 lira bandında hareket ederken, ons altındaki sert geri çekilmenin etkisini dolar/TL'deki yüksek seyir kısmen sınırlıyor.
Bu nedenle Türk yatırımcı açısından iki ayrı fiyatlama mekanizması bulunuyor. Ons altındaki düşüş devam ederken dolar/TL yükselirse gram altındaki kayıp sınırlı kalabilir. Ons altının yeniden yükselmesi durumunda ise kur etkisi gram fiyatındaki hareketi güçlendirebilir.
Dolayısıyla gram altının yönünü yalnızca ons grafiğinden okumak, Türkiye'deki yatırımcı açısından eksik bir tablo ortaya çıkarabilir.

Bugün iki ABD verisi altını yeniden hareketlendirebilir

Altının kısa vadeli yönü 24 Eylül'de açıklanacak yeni ABD verileriyle yeniden sınanacak.
Türkiye saatiyle 15.30'da haftalık işsizlik maaşı başvuruları, saat 17.00'de ise ağustos ayı yeni konut satışları açıklanacak. Resmi ABD veri takvimleri de iki açıklamanın 24 Eylül'de yapılacağını gösteriyor.
Beklentilerden güçlü veriler, ekonominin yüksek faizlere rağmen dirençli kaldığı algısını güçlendirerek tahvil faizlerini ve doları yeniden yukarı taşıyabilir. Bu senaryo altın üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir.
Zayıf veriler ise tahvil faizlerinde geri çekilmeye yol açarak 4.300 dolar seviyesinin yeniden aşılması için altına alan açabilir.

Altında şimdi üç kritik bölge izlenecek

Kısa vadede 4.275 dolar, 23 Eylül'de görülen gün içi dip olması nedeniyle ilk önemli bölge olarak öne çıkıyor. Satışların devam etmesi halinde eylül ayındaki 4.235 dolar çevresi yeniden gündeme gelebilir.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.330-4.370 dolar bandı ilk toparlanma bölgesi olarak izleniyor. Altının bu alanın üzerine yerleşmesi, son satış dalgasının gücünü kaybetmeye başladığına yönelik ilk teknik işaretlerden biri olabilir.
Bir sonraki önemli eşik ise 4.400 dolar seviyesinde bulunuyor.
Böylece kısa vadede altının önünde yaklaşık 4.235-4.400 dolarlık geniş bir mücadele alanı oluşmuş durumda. Ancak yönü belirleyecek temel unsur grafiklerden çok, ABD ekonomisinin ne kadar güçlü kalacağı ve bunun Fed faiz beklentilerine nasıl yansıyacağı olacak.

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.