Av. Muhammed Ali ÖZTÜRK
Av. Muhammed Ali ÖZTÜRK
Avukat
Tüm Yazıları

Birinci Sayfadaki Aptal

28 Eyl 2026, 13:25 · 42 okunma

The wise man knows himself to be a fool.

İngilizce öğrenmeye çalışırken ilk ezberlediğim sözlerden biridir ve Shakespeare’e ait olduğu söylenir. Manası kısaca “bilge insan kendi aptallığının farkındadır” şeklinde verilebilir.

Geçenlerde Michael Pollan’ın bir söyleşisine denk geldim, epey de izlenmiş, tavsiye ederim.

Pollan’ı tanımayanlar için; yıllardır yemek, bitki, bilinç ve insanın gündelik hayatla kurduğu ilişki üzerine yazan Amerikalı bir yazar ve Harvard’da bir profesör. “Yarım saat bakar, kapatırım,” dedim. Bir buçuk saate yakın konuşmayı bitirdim.

Bir yerde şu cümleyi söyledi: Kırk yıldır yazıyorum, on kitabım var, her yeni kitaba yine “birinci sayfadaki aptal” olarak başlıyorum.

İngilizcesi daha güzel: the idiot on page one.

Bunu tevazu olsun diye söylemiyor. Yöntem olarak söylüyor. Yazının başında her şeyi bilen adam rolüne girmiyor. Çünkü okur da her şeyi bilmiyor. Yazarla okur aynı yerden başlıyor, metin ilerledikçe birlikte öğreniyorlar.

Pollan’ın başka bir benzetmesi daha çok hoşuma gitti: çamaşır ipi.

Hikâye iptir, diyor. Bilgi ise çamaşır. Hikâye yatay gider ve okuru “sonra ne oldu?” sorusuyla ileri taşır. Bilgiyi o ipin üzerine asarsınız. Fakat bütün çamaşırı aynı yere asarsanız ip sarkar.

Bunu duyunca doğrudan Tatlının Pasaportu geldi aklıma.

Evliya Çelebi, helva, tekke, Şam, Antep, coğrafi işaret derken ipe biraz fazla çamaşır asmıştım. Yazarken insan araştırdığı her şeyi kıymetli sanıyor. Daha kötüsü, okurun da hepsini merak edeceğini düşünüyor.

Etmiyor.

Bugünkü yazıyı da o yüzden bu tarifle kurmaya çalışıyorum. İp benim beyaz ekranım ve çamaşırlar Pollan’dan kalanlar.

Sarkarsa siz söyleyin.

Metafor için “karanlık sanat” demesi de ayrıca hoşuma gitti. Çünkü iyi metafor bazen uzun bir muhakemenin yapacağı işi tek cümlede yapıyor. Fakat Pollan bunun bir ahlakı olması gerektiğini söylüyor: metafor doğru, canlı ve adil olmalı.

Söyleşi sonunda yapay zekâya geldik. Pollan’ın itirazı basitti: Yazmak, kafada bitmiş düşünceyi kâğıda geçirmek değildir. İnsan bazen ne düşündüğünü ancak yazarken öğrenir.

Bir cümle diğerini çağırır.

Cumartesi düşünmek üzerine yazdığım yazı geldi aklıma. Belki yazmak, düşünceyi kaydetmekten çok düşünmenin yollarından biri.

Videoyu kapattım.

Ekranım beyazdı.

Birinci sayfa.

Yarın yine oturacağım.

Aptal olarak.