M
Meryem Doğru
Tüm Yazıları

Ya Özgürlük Bundan Sonra Yahut Zillet

16 Tem 2026, 14:42

Bundan 10 yıl önce bu sözlerle çıktık yola: "Ya özgürlük bundan sonra yahut zillet."

Hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Geçen bu süre zarfında, aynı milli duygularla yeniden dirildik. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkes meydanları doldurdu. Vatanını seven her vatandaş, ülkesinden tek bir kişiyi bile kaybetmemek için canla başla mücadele etti. Gerektiğinde tankın altına yatarak, "Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var." dedi.

Çünkü bu millet, bu kahramanlığı ilk kez göstermiyordu. Bu toprakların evlatları; 276 kilogramlık mermiyi sırtlayan Seyit Onbaşı'nın, Kurtuluş Savaşı'nda Gaziantep savunmasında "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez." diyen Şahin Bey'in ve daha nice kahramanlarımızın torunlarıydı.

Ancak bu kez düşman ne İngiliz'di ne de başka bir işgalciydi. Düşman, maalesef kendi içimizden çıkmıştı. Bizi en çok yaralayan da buydu.

Her şeye rağmen vatanını ve milletini gerçekten seven askerimizi de polisimizi de kimseye ezdirmedik. İçlerindeki çürük elmaları ayıkladık. Milletimizin güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu büyük darbe girişimini püskürttük.

"Bir tek canımız var. Eğer öleceksek adam gibi vatan için ölelim." dedik ve sokağa indik. Çünkü insan bir kere ölür; o da namusu için ölür. Vatan da namustur. Öyleyse yerimizde duramazdık.

Elbette bu süreçte Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı ve yönlendirme de milletimizin kenetlenmesinde önemli bir rol oynadı. Allah'ın izniyle bu karanlık geceyi aydınlığa çevirdik.

O gece şehit olan bütün kahramanlarımız bizim için tarifsiz bir değere sahiptir. Ancak öyle bir isim var ki, 15 Temmuz'un seyrini değiştiren ve ismi gibi tertemiz bir vatan evladı olarak hafızalara kazınan bir kahraman...

Ömer Halisdemir.

Ömer Halisdemir, o gece komutanından aldığı emri bir an bile tereddüt etmeden yerine getirdi. Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi alnından vurarak hain planın önüne geçti. Komutanı, "Hakkım sana helaldir. Bu senin namusundur, gerekeni yap." diyerek onu adeta şehadete uğurlamıştı.

Ömer Halisdemir, bunun sonunda şehadet olduğunu biliyordu. Buna rağmen, "Biliyorum komutanım. Feda olsun vatanıma." diyerek gözünü kırpmadan görevini yerine getirdi ve ardından şehit düştü.

Böylesine bir kahramanlık nasıl unutulur? Böylesine bir isim hafızalardan nasıl silinir?

Unutmadık, unutmayacağız.

Bugün 15 Temmuz 2026. Aradan geçen on yıla rağmen hâlâ aynı inançla, aynı yiğitlikle vatanımıza ve milletimize sahip çıkıyoruz. Bir daha aynı ihaneti planlayanlara, aynı cesareti göstermeye hazır olduğumuzu göstermek için yine meydanları dolduruyoruz.

Çünkü onlar tankların altına yatacağımızı tahmin edemediler. Tankların karşısına dikileceğimizi, gerektiğinde canımızı ortaya koyacağımızı hesap edemediler. Bu milletin yüreğinden nasıl yiğitlerin, nasıl cesur insanların çıkacağını bilemediler.

Bu millet; ardına bakmadan yollara düşenlerin, şimşek gibi çakanların, sel gibi coşanların, huduttan hududa koşanların, cepheden cepheye vatan nöbeti tutanların milletidir.

Ve bu yüzden tarihin dilinden düşmeyecek bu destan...

"Nehirler gazidir, dağlar kahraman;
Her taşı yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir."

15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin püskürtüldüğü tarih değildir. Aynı zamanda bir milletin iradesine, bağımsızlığına ve vatan sevgisine sahip çıktığı gündür. Bu ruh yaşadığı sürece, bu topraklarda hiçbir ihanet başarılı olamayacaktır.